<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık sitesi, diyet ve zayıflama, alternatif tıp, kadın hastalıkları, hastalık tedavileri</title>
	<atom:link href="http://www.sagliksitesi.biz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliksitesi.biz</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Sep 2011 15:18:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Kemik erimesine karşı soğan</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/kemik-erimesine-karsi-sogan</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/kemik-erimesine-karsi-sogan#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2011 15:18:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Konusunda Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Doğal Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kemik erimesi]]></category>
		<category><![CDATA[kemik erimesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kemik erimesi ve soğan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[soğanın faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1920</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle ilerleyen yaşlarda meydana gelen kemik erimesi (osteoporos) hastalığına karşı en etkin ilacın soğan olduğu açıklandı. The Journal of Agriculture and Food Chemistry (Tarım ve Gıda Kimyası) isimli bilimsel dergide yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, fareler üzerinde yapılan deneyler, beyaz kuru soğanda bulunan bir bileşimin kemikleri güçlendirdiğini ve kemik erimesini önlemede yararlı olduğunu ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/kemik-erimesi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1921" title="kemik-erimesi" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/kemik-erimesi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Özellikle ilerleyen yaşlarda meydana gelen kemik erimesi (osteoporos) hastalığına karşı en etkin ilacın soğan olduğu açıklandı.</p>
<p>The Journal of Agriculture and Food Chemistry (Tarım ve Gıda Kimyası) isimli bilimsel dergide yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, fareler üzerinde yapılan deneyler, beyaz kuru soğanda bulunan bir bileşimin kemikleri güçlendirdiğini ve kemik erimesini önlemede yararlı olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Kemikleri sağlam ve sağlıklı tutmanın başlıca yolunun sağlıklı beslenme, içki ve sigaradan uzak durma ve şişmanlığı önleyecek ölçüde egzersiz yapmak olduğunu söyleyen araştırmacılar, kuru beyaz soğanda bulunan ve GPCS ismini verdikleri bir bileşimin kemik erimesine karşı son derece etkin olduğunu açıkladılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/kemik-erimesine-karsi-sogan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaban Armudunun (Ahlat) faydaları</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/yaban-armudunun-ahlat-faydalari</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/yaban-armudunun-ahlat-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2011 15:12:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Doğal Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahlat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yaban armudu]]></category>
		<category><![CDATA[yaban armudunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaban armudunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1913</guid>
		<description><![CDATA[Yaban Armudu neredeyse her ülkede ve bölgede yetişir. -Beyaz ve siyah olanı vardır. -Ayrıca smi (çin) ve sicistani cinsi vardır. Dikenli bir ağaçtır. -Meyveleri kurutulup kullanılabilir.  Yaban armudunun faydaları, yararları -Zehirli haşaratın sokmasında filizleri dövülüp üzerine konur. -Meyveleri ishali keser. Kabızlık yapar. -Aç karınla yenirse zararlı olabilir. Kalbe iyi gelir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/yaban-armudu21.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1917" title="yaban-armudu2" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/yaban-armudu21-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Yaban Armudu neredeyse her ülkede ve bölgede yetişir.<br />
-Beyaz ve siyah olanı vardır.<br />
-Ayrıca smi (çin) ve sicistani cinsi vardır. Dikenli bir ağaçtır.</p>
<p>-Meyveleri kurutulup kullanılabilir.</p>
<p><strong> Yaban armudunun faydaları, yararları</strong></p>
<p>-Zehirli haşaratın sokmasında filizleri dövülüp üzerine konur.<br />
-Meyveleri ishali keser. Kabızlık yapar.<br />
-Aç karınla yenirse zararlı olabilir. Kalbe iyi gelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/yaban-armudunun-ahlat-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan vermenin faydaları</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/kan-vermenin-faydalari</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/kan-vermenin-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 16:03:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[kan bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[kan nasıl verilir]]></category>
		<category><![CDATA[kan vermenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kan vermenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ne zaman kan verilmeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1906</guid>
		<description><![CDATA[Düzenli olarak kan vermek vücudu yeniler, sağlıklı yaşamın kapılarını aralar. Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin, senede iki kere kan vermenin, vücudu yenilediğini kaydetti. Keskin, her sene yüzlerce kişinin hastalık ya da kaza sonrası kan bulunamadığı için hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, buna karşılık, son senelerde yapılan araştırmaların Türkiye’deki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/kan-verme.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1907" title="kan-verme" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/kan-verme-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Düzenli olarak kan vermek vücudu yeniler, sağlıklı yaşamın kapılarını aralar.</p>
<p>Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin, senede iki kere kan vermenin, vücudu yenilediğini kaydetti.</p>
<p>Keskin, her sene yüzlerce kişinin hastalık ya da kaza sonrası kan bulunamadığı için hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, buna karşılık, son senelerde yapılan araştırmaların Türkiye’deki yıllık kan bağışı oranının nüfusun yüzde 1′i kadar olduğunu gösterdiğini belirtti. Kan bağışının, kan bekleyen kişilerin hayatlarını kurtarmasının yanı sıra kişinin kendi sağlığı açısından da yaşamsal önem taşıdığını vurgulayan Keskin, kan bağışında kan hücrelerinin yenilendiğini, bunun da daha sağlıklı ve daha güçlü bir vücuda sahip olunmasını sağladığını açıkladı.</p>
<p>Doç. Dr. Kenan Keskin, şunları kaydetti: “Kan, tek kaynağı insan olan çok değerli bir ilaçtır. Yaklaşık 40 yıldan beri kan yerine kullanılabilecek ve bu değerli yaşam iksirinin yerini alabilecek yapay bir madde elde etmeye yönelik çalışmalar olmakla birlikte, bu konuda tatmin edici sonuçlar alınamamıştır. Tek kaynağının insan olması ve ihtiyaç duyulduğunda yerine kullanılabilecek bir yedeğinin olmaması, kanın ve kan bağışlamanın önemini son derecede artırmaktadır.”</p>
<p>Türkiye’de kan bağışının yeterli düzeyde olmadığını belirten Keskin, ağırlığı 50 kilonun üzerinde, önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin ölçümü normal olan 18-65 yaş arasındaki herkesin yılda dört kez kan bağışında bulunabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Kan vermenin faydaları</strong><br />
Kan verince, kan yapan organlar uyarılır ve kan yapmaya sevk edilir, kan hücreleri yenilenir.</p>
<p>İnsan, psikolojik olarak rahatlar, kendini huzurlu hisseder, daha sonra kendisine kan verilmesi gerektiğinde bunu yapacak insanların çıkacağını düşünerek güven duyar.</p>
<p>Her kan bağışlayana kan grubu, kan sayımı ve kan yoluyla bulaşan hastalıklarla alakalı tarama testleri uygulanır.<br />
Gönüllü bağışçılardan alınan kan, güvenli kan olduğundan kan yoluyla hastalık bulaşması da daha az olmaktadır.<br />
Gönüllü bağışçıların sayısının artması, toplumun sağlık düzeyi üzerine olumlu etki yapmaktadır.<br />
Senede iki defa kan vermek, vücudu yeniler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/kan-vermenin-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hassas dişler için öneriler</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/hassas-disler-icin-oneriler</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/hassas-disler-icin-oneriler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 15:53:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş / Damak / Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş gıcırdatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[diş sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[dişleri sıkma]]></category>
		<category><![CDATA[hassas dişler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1901</guid>
		<description><![CDATA[Dişlerimizde meydana gelen hassasiyet oldukça rahatsız edici olabilir. Dişlerdeki bu hassasiyet özellikle sıcak yaz günlerinde serinlemek için içtiğiniz soğuk içecekler ve yediğiniz dondurmayla kendini hissettirmeye başlar. Bazı durumlarda ise sıcak ya da asitli bir şeyler yemek hassas dişlerden kaynaklı ağrı ve sızıntıya sebep olabilir. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız hassas dişlere sahipsiniz diyebiliriz. Plusdent Diş Kliniği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/disin-yapisi1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1902" title="disin-yapisi" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/disin-yapisi1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Dişlerimizde meydana gelen hassasiyet oldukça rahatsız edici olabilir. Dişlerdeki bu hassasiyet özellikle sıcak yaz günlerinde serinlemek için içtiğiniz soğuk içecekler ve yediğiniz dondurmayla kendini hissettirmeye başlar. Bazı durumlarda ise sıcak ya da asitli bir şeyler yemek hassas dişlerden kaynaklı ağrı ve sızıntıya sebep olabilir. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız hassas dişlere sahipsiniz diyebiliriz. Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Kazandı birçok kişinin bu soruna sahip olduğunu belirtiyor ve dişlerde görülen bu hassasiyeti önlemek için tavsiyelerde bulunuyor;</p>
<p>Ağız Hijyeninize dikkat edin; Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Zahid Kazandı’ ya göre birçok insan dişlerinin yarısını fırçalıyor. Ancak dişlerinizi 2-3 dakika boyunca bütün dişlerinizi fırçaladığınızdan emin olarak fırçalamalısınız. Diş aralarına fırça ile ulaşamadığınızı düşünüyorsanız diş ipi kullanın. Böylelikle plak oluşum riskinden kurtulmuş olursunuz. Bunun yanında düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edip dişlerinizi kontrol ettirip temizletmeniz sizi dişeti hastalıklarından koruyacaktır.</p>
<p>Uygun diş fırçası kullanın; Sert diş fırçalarıyla dişlerinizde istediğiniz temizliği gerçekleştirdiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak sert diş fırçaları diş yüzeyinde ciddi aşınmalara neden olurlar. Bu nedenle ağız ve diş yapınıza uygun diş fırçalarını tercih edin.</p>
<p>Hassas dişlere uygun diş macunu kullanın; Hassas dişler için üretilmiş çeşitli diş macunları vardır. Bunların düzenli olarak kullanılması büyük rahatlama sağlayabilir.</p>
<p>Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara önem gösterin; Özellikle asit içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durun. Narenciyeler ve taze meyve suları,limon ve limon suyu diş hassasiyetine sebep olurlar.</p>
<p>Floridli ağız çalkalama suları kullanın; Gün içinde floridli ağız çalkalama sularının kullanılması hem ağız hijyeninin korunması hem de dişlerde oluşan hassasiyeti önlemek için kısmen faydalı olabilir.</p>
<p>Dişlerinizi gıcırdatıyor ya da sıkıyorsanız tedavi olun; Günümüzde birçok kişi stresli yaşam şartları yüzünden uykularında dişlerini sıkmakta ya da gıcırdatmaktalar. Bir kısmı da gün içresinde bu eylemi gerçekleştirmektedir. Bu durum bireylerde baş ağrısı, boyun ağrısı ya da eklemlerde ağrılarının yanında dişlerde hassasiyete neden olur. Bu gibi şikayetleri olan bir çok hastası olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı onlara gece kullanmaları için bir gece plağı verdiklerini böylece dişlerini sıkmayan hastaların dişlerindeki hassasiyetin zamanla azaldığını açıklıyor.</p>
<p><strong>www.plusdent.com.tr</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/hassas-disler-icin-oneriler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ruh Sağlığı Nedir?</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/ruh-sagligi-nedir</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/ruh-sagligi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2011 16:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh ve Sinir Sağlığı / Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığının tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[ruhen nasıl sağlıklı olunur]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı ruh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1898</guid>
		<description><![CDATA[Ruh sağlığı, “insanın hem iç dünyasında hem de dış çevresiyle iletişiminde barışık ve huzur içinde yaşaması” olarak açıklanabilir. Ruh sağlığı iyi olan insan gerçekleri berrak bir şekilde algılar. İnsanlar ve olaylarla alakalıdır. Özgüveni olduğu gibi diğer insanlara da güven duyabilir. Kendini geliştirme yetisine ve müstakil bir kişiliğe sahiptir. Yaptığı işlerde verimlidir. Çevresindeki insanlarla samimi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/ruh-sagligi1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1899" title="ruh-sagligi" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/ruh-sagligi1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Ruh sağlığı, “insanın hem iç dünyasında hem de dış çevresiyle iletişiminde barışık ve huzur içinde yaşaması” olarak açıklanabilir. Ruh sağlığı iyi olan insan gerçekleri berrak bir şekilde algılar. İnsanlar ve olaylarla alakalıdır. Özgüveni olduğu gibi diğer insanlara da güven duyabilir. Kendini geliştirme yetisine ve müstakil bir kişiliğe sahiptir. Yaptığı işlerde verimlidir. Çevresindeki insanlarla samimi ve sevgi dolu bir diyalog içine girebilir, kendini kabul ettirebilir. Tüm bunların yanı sıra mantıklıdır. Hoşgörülü ve esnek davranma özelliğine sahiptir. Strese direnebilecek güçtedir. Çevresiyle ve kendisiyle barışıktır. Devamlı bir iç neşesine sahiptir. Eleştiriye, öğüde, nasihate açıktır. Hata yapma korkusundan uzaktır. Hatalarını telafi edebilme kabiliyeti vardır. Bunlar ruh sağlığı yerinde olan, dengeli insanlarda görülen olgulardır.</p>
<p>Fakat  ruhen sağlıklıbir kişiyi tanımlamak için belirlenen bu özellikler yine de kesinlik bildirmez. Yani bir kişinin yukarıda sayılan özelliklere sahip olması onun ruh sağlığının kesin olarak yerinde olduğunu göstermez. Ruh sağlığı dengeli olan insanda bunun dışında başka faktörler de aranmaktadır.</p>
<p>Ruhsal hastalık durumunu ise, insanın davranışlarında, duygu ve düşüncelerinde sıra dışı sapmaların, aykırılıkların bulunması olarak tanımlayabiliriz. Ruhsal hastalığı olan bir kişinin dış dünya ile uyumu bozulur ve insanlarla ilişkileri sarsılır. Çalışma hayatı da bu rahatsızlığın etkilerinden payını alır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/ruh-sagligi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda göz sağlığı ve bilinmesi gerekenler</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/cocuklarda-goz-sagligi-ve-bilinmesi-gerekenler</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/cocuklarda-goz-sagligi-ve-bilinmesi-gerekenler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2011 15:57:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk / Bebek Sağlığı / Beslenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gözlerinde çapaklanma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gözlerinde sulanma]]></category>
		<category><![CDATA[göz kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[göz kusurları tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[göz tembelliği]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı kanalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1894</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda göz sağlığını korumak için ne olursa olsun yapılması gerekenler nelerdir? Her çocuk kesinlikle 3-4 yaşında göz muayenesi olmalıdır. Hiçbir problem olmasa bi­le bu muayene ile bir gözde olabilecek ve ileride tedavisi mümkün olmayan bir tembellik yakalanabilir ve tedavi edilebilir. Çocuklarda acil muayeneyi gerektiren durumlar nelerdir? 1. Gözbebeğinde beyazlık olma durumunda, sadece görmeyi değil yaşamı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/cocuklarda-goz-sagligi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1895" title="cocuklarda-goz-sagligi" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/cocuklarda-goz-sagligi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p><strong>Çocuklarda göz sağlığını korumak için ne olursa olsun yapılması gerekenler nelerdir?</strong><br />
Her çocuk kesinlikle 3-4 yaşında göz muayenesi olmalıdır. Hiçbir problem olmasa bi­le bu muayene ile bir gözde olabilecek ve ileride tedavisi mümkün olmayan bir tembellik yakalanabilir ve tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>Çocuklarda acil muayeneyi gerektiren durumlar</strong> <strong>nelerdir?</strong><br />
<strong>1. </strong>Gözbebeğinde beyazlık olma durumunda, sadece görmeyi değil yaşamı bile etkileyecek bir tümör olma olasılığı nedeniyle acil muayene gerekir.<br />
<strong>2. </strong>Gözünde kayma olan çocuk hemen muayene edilmelidir, göziçi tümör­lerinin ilk belirtisi kayma olabilir.<br />
<strong>3. </strong>Aynı şekilde gözlerde titreme olan bebeklerin hemen muayene edilmesi gerekir, gözlerde titreme beyinde bir sorunun habercisi olabilir.<br />
<strong>4. </strong>Kazalar da aynı şekilde, acil muayeneyi gerektirir.</p>
<p><strong>Bir kaza olduğunda yapılması gerekenler nelerdir?</strong><br />
Kaza ne olursa olsun çocuk kesinlikle göz doktosuna gösterilmelidir. Dışarıdan ba­kınca bir problem görülmese de, mikroskopla muayene ve göz içinin muayenesi ol­madan “sorun yok” denemez.</p>
<p><strong>Çocuklarda Günlük Yaşamda Göz Sağlığı Açısından Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar</strong><br />
<strong>1. </strong>Lazerli el lambalarını kesinlikle göze tutmamak.<br />
<strong>2. </strong>Resim çekerken flaştan olabildiğince kaçınmak.<br />
<strong>3. </strong>Arabada asla ön koltukta ve kucakta çocuk oturtmamak, mutlaka arka koltukta, yaşına uygun bir koltukta ve mutlaka kemer takarak oturtmak.<br />
<strong>4. </strong>Pusette ve mama sandalyesinde de mutlaka kemer takmak.<br />
<strong>5. </strong>Güneş gözlüğü ve şapka ile güneşten korumak.<br />
<strong>6. </strong>Her türlü patlayıcı, yanıcı, delici, fırlayıcı cisimden uzak tutmak (kibrit, çakmak, sigara, havai fişek, çatapat, sivri cisimler, gazoz kapağı vs.)<br />
<strong>7. </strong>Herhangi bir nedenle damla ya da merhem kullanılması gerekirse uygu­lamayı doğru yapmaya itina gösterin.</p>
<p><strong>Çocuklarda kırma kusuru gelişmesini engellemek için ne yapılabilir?</strong><br />
Hemen hemen hiçbir şey yapılamaz, çünkü kırma kusurları ailesel bir özelliktir. Ancak son yıllarda var olan miyobun artmasını önlemek için gece ışıksız bir or­tamda, karanlıkta uyutulmanın yararından söz edilmektedir. Işığın gece boyunca kapaklardan az da olsa göze geçtiği ve gözün devamlı uyum yapmasına yol aça­rak var olan miyobu arttırdığı düşünülmektedir.</p>
<p><strong>Bebeklerde sulanma veya çapaklarıma neden olur?</strong><br />
Bebekler gözyaşını burna akıtan kanalları tam açılmadan doğabilirler. O zaman bir ya da iki gözün burna yakın bölgesinde, yani üst ve alt kapakların birleşti­ği yerde sık sık gözyaşı birikimi olabilir. Bu durum sulanmaya yol açar. Mikroplar bu ılık ve besin dolu ıslak ortamı çok sevdikleri için adeta bayram eder ve hemen orada çoğalmaya başlarlar. Bu durum da çapaklanmaya yol açar.</p>
<p><strong>Sulanma veya çapaklanma olan bebeklerde ne yapılmalıdır?</strong><br />
Gözyaşını burna akıtan kanal normalde en geç bir yaşında açılır. Ama sulanma veya çapaklanma olması kendiliğinden açılmama olasılığına işaret edebilir. Bu durumda esas yapılması gereken şey gözlerin burna yakın bölgesine, yani üst ve alt kapakların birleştiği yere küçük parmakla masaj yapılmasıdır. Bu bölgede üst ve alt kapaktan gelen kanalların birleştiği, içi gözyaşı dolu bir kesecik vardır, aynı evlerimizdeki su deposu gibi. Onun üzerine doğru yapılacak pompa şeklinde ma­sajla kesenin içinde birikmiş olan gözyaşının basıncı, aşağıda burun içine uzanan kanalı en doğal yolla açar.</p>
<p>Çapaklanma da varsa göz hekimi bebeğin yaşına uygun antibiyotikli damla önerebilir.Ama bu damla sadece çapaklanmayı gider­mek içindir. Sorunu esas masaj halledecek­tir. Yani kapalı kanal masajsız açılmaz.</p>
<p><strong>Gözyaşı kanalına masaj nasıl yapılmalıdır?</strong><br />
Masaj yapılmadan önce eller yıkanmalı ve masaj yapacak parmağın tırnağı kısa kesilmelidir. Masaj hem musluk açma pompası<br />
gibi (bum-bum-bum) hem de dairsel hareket şeklinde (dön-dön-dön) yapılmalıdır. Hangi sıklıkta ve sürede yapılacağı hekim ta­rafından belirtilir. Ama ihmal edilmemeli ve düzenli olarak yapılmalıdır. Çünkü bir yaşından sonra kanalın masajla da açılma olasılığı azdır.</p>
<p>Masajdan rahatsız olan bebeklere, ki bu çok sık gördüğümüz bir durum, masa­jı uyurken yapabilirsiniz. Bebeklerin uykusu sizler için hem dinlenme, hem de bu çeşit tedaviler için uygun bir fırsat. Göz damlaları da bu sırada alt kapağın içine damlatılabilir.</p>
<p><strong>Bir yaşından sonra halen sulanması ve çapaklanması devam eden çocuklarda ne yapılır?</strong><br />
O zaman son bir deneme olarak bir-iki ay daha çok yoğun bir masaj yapılabilir. O da olmazsa, o zaman muslukçuların yaptığı gibi incecik bir boru kanallara so­kularak, sıvı veya hava verilerek kanallar açılır. Yapılan işlem kolay ve tehlikesiz olmakla beraber kısa süre de olsa anestezi verilmesi gerekir. İşte bu nedenle ma­saja çok önem veriyoruz.</p>
<p><strong>Gözyaşı ne zaman akmaya başlar?</strong><br />
Aslında bebekler doğduğu zaman gözyaşları vardır, ama sadece gözlerinin ön kıs­mını nemli tutabilecek kadar. Gözyaşı bezleri ancak birkaç haftadan sonra, ağlar­ken de gözyaşı salgılayabilecek kadar gözyaşı üretebilir.</p>
<p><strong>Çocuklarda Göz Kazalarının Önlenmesi için Dikkat Edilmesi Gerekenler:</strong><br />
<strong>* </strong>Hızlı hareket eden küçük sert toplarla oynanan oyunlarda (tenis vb.) mutlaka özel gözlük takılmalıdır.<br />
<strong>* </strong>Kibrit, çakmak gibi sıçrayıcı alev yaratan aletler çocuklardan uzak tutul­malıdır. Kullanması gereken durumlar oluyorsa kibritin kendinden uzağa doğru yakılması öğretilmelidir.<br />
<strong>* </strong>Bisiklet veya kaykaya binen ve bunları hızlı kullanan çocukların kafa üstüne düştüklerinde göz sinirlerinin yaralanmasını önlemek amacıyla kask takmaları sağlanmalıdır.<br />
<strong>* </strong>Mantar tabancası, çatapat, havai fişek, kağıt ok, taş atmaca, dart oyunla­rı oynamasına kesinlikle müsaade edilmemelidir.<br />
<strong>* </strong>Hareketli küçük çocukların bulundukları ortamda sivri, delici, patlayıcı, yaralayıcı veya lastikli hiçbir şeyin bulunmamasına dikkat edilmelidir.<br />
<strong>* </strong>İçi özel gaz dolu uçmayan balonların patlaması ağır göz hasarına yol açabilir. Çocuklara verilmemelidir.<br />
<strong>* </strong>Gazoz açarken çocuklar uzak tutulmalıdır.<br />
<strong>* </strong>Göz damlaları ve diğer damlalar, onlar için verilmiş dahi olsa, çocukla­rın yetişebileceği yerlere konmamalıdır. Birbirlerinin gözüne damlatmak oyunu kadar yanlışlıkla içilmeleri de ciddi tehlikeler doğurabilir.<br />
<strong>* </strong>Her türlü deterjan, alkollü sıvı veya ilaç da erişebilecekleri yerlerde bulunmamalıdır.<br />
<strong>* </strong>Çocuğun gözlerine herhangi bir şey kaçtığından kuşkulandığınızda önce temiz bir kapta su kaynatın ve soğutun, bu suyu temiz bir pamuğa döke­rek gözlerini silin veya bir kahve fincanına bu suyu doldurarak gözlerine dökün. Bu sırada gözlerini kapasalar bile su kapak altına girer ve ilk tedavi yapılmış olur. Sonra da çocuğunuzu göz doktoruna götürün. Olur da gözüne tuvalet temizleyici madde, kireç, Japon yapıştırıcı, deter­jan, alkollü bir sıvı kaçmışsa ve kızarıklık ya da yanma/batma devam ediyorsa mutlaka zaman geçirmeden bir göz hekimi muayene etmelidir. Hekime gidene kadar gözünü kapalı tutması yararlı olur.<br />
<strong>* </strong>Delici yaralanmadan şüphelenirseniz mutlaka zaman geçirmeden bir göz hekimi muayene ettirin. Bu durumda da hekime gidene kadar gözü­nü kapalı tutması faydalı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/cocuklarda-goz-sagligi-ve-bilinmesi-gerekenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahursuz oruç depresyon yapar</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/sahursuz-oruc-depresyon-yapar</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/sahursuz-oruc-depresyon-yapar#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 16:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Konusunda Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sahursuz oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1891</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, vatandaşları “ramazan ayında sağlıklı beslenme” konusunda ikaz etti. Sağlık Bakanlığı Oruç tutan kişilerin ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenme konusunda dikkatli olmaları gerektiğine işaret ederek, aksi halde çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceğini söyledi. İftarı çorbayla açın Bakanlık açıklamasında şu noktalara değinildi: Oruç tutan bazı vatandaşlarımızın, gün boyu aç kalacakları düşüncesiyle iftar veya sahurda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/sahursuz-oruc.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1892" title="sahursuz-oruc" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/sahursuz-oruc-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Sağlık Bakanlığı, vatandaşları “ramazan ayında sağlıklı beslenme” konusunda ikaz etti.</p>
<p><span style="font-family: Arial;">Sağlık Bakanlığı Oruç tutan kişilerin ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenme konusunda dikkatli olmaları gerektiğine işaret ederek, aksi halde çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceğini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>İftarı çorbayla açın<br />
</strong>Bakanlık açıklamasında şu noktalara değinildi: Oruç tutan bazı vatandaşlarımızın, gün boyu aç kalacakları düşüncesiyle iftar veya sahurda gereğinden fazla ve hızlı yemek yemeleri; hazımsızlık, mide ağrısı, kabızlık, kan şekeri ve tansiyonda ani yükselmelere neden oluyor. Bu tür sağlık sorunlarından uzak kalabilmek için, iftar ve sahurda yavaş yavaş ve azar azar yemek yenmeli, yemekler ağızda iyi çiğnenmeli. İftar yemeğine çok sıcak veya çok soğuk olmayan hafif bir çorbayla başlanılmasını öneren Bakanlık, çorbanın ardından etli veya etsiz fazla yağlı olmayan bir sebze yemeği, yoğurt, meyve veya tatlının tüketilmesinin, sağlıklı beslenme açısından doğru olacağına işaret etti. Tatlı olarak sütlaç, keşkül, güllaç gibi sütlü tatlıların tercih edilmesini öneren bakanlık, sahurun da önemine dikkat çekti.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>ÖRNEK SAHUR MENÜSÜ</strong><br />
Sahura kalkmadan oruç tutulmasının aç kalma süresini artırdığı, halsizlik, baş ağrısı, tansiyon ve kan şekerinin düşmesi, depresyon, konsantrasyon ve dikkatte azalmaya neden olduğunu vurgulayan bakanlık, sahurda midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren; yumurta, süt, yoğurt, peynir ve kuru fasulye, nohut, mercimek türü yemeklerin tüketilmesini tavsiye etti.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/sahursuz-oruc-depresyon-yapar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoza giren kadınlar gripten korunuyor</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/menopoza-giren-kadinlar-gripten-korunuyor</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/menopoza-giren-kadinlar-gripten-korunuyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 16:26:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Menopoz / Antropoz]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Konusunda Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[grip hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[grip salgını]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda grip]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz döneminde yaşananlar]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda grip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1887</guid>
		<description><![CDATA[Bilim insanları, hormonlarla grip arasında bağlantı olduğunu açıkladı. Alman Guter Rat dergisinin haberine göre, Amerikalı bilim adamlarının yaptığı araştırmada, genç kadınların, erkeklere kıyasla daha sık gribe yakalandığı, menopoz dönemi ve sonrasında ise kadınların daha az grip olduğu görüldü. Kadınlardaki hormon üretiminin bağışıklık sistemini gribe karşı zayıflattığını tespit eden bilim adamları, menopozla birlikte hormon üretiminin değişmesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/menopozda-grip.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1888" title="menopozda-grip" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/menopozda-grip-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Bilim insanları, hormonlarla grip arasında bağlantı olduğunu açıkladı.</p>
<p>Alman Guter Rat dergisinin haberine göre, Amerikalı bilim adamlarının yaptığı araştırmada, genç kadınların, erkeklere kıyasla daha sık gribe yakalandığı, menopoz dönemi ve sonrasında ise kadınların daha az grip olduğu görüldü.</p>
<p>Kadınlardaki hormon üretiminin bağışıklık sistemini gribe karşı zayıflattığını tespit eden bilim adamları, menopozla birlikte hormon üretiminin değişmesiyle gribe karşı bu zafiyetin ortadan kalktığını açıkladı.<br />
Bilim adamları, yan etkileri nedeniyle gribe karşı hormon tedavisi uygulanmasına ise karşı olduklarını dile getirdi.</p>
<p>Kaynak:Habertürk</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/menopoza-giren-kadinlar-gripten-korunuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda disleksi hastalığı nedir?</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/cocuklarda-disleksi-hastaligi-nedir</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/cocuklarda-disleksi-hastaligi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2011 16:05:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk / Bebek Sağlığı / Beslenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh ve Sinir Sağlığı / Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda disleksi]]></category>
		<category><![CDATA[disleksi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[disleksi hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[disleksi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[disleksi tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1883</guid>
		<description><![CDATA[Özel öğrenim bozukluğu olarak isimlendirilen “Disleksi” hastalığı, öğretmenler ve  öğrenci velileri tarafından zeka geriliği ile karıştırılmakta. Türkiye’de yalnızca ilkokul çağında, yaklaşık 1 milyon Dislektik çocuk bulunuyor. Uzmanlar, “Çocuğunuz okumayı yazmayı-öğrenemiyorsa, sağıyla solunu ayırt edemiyorsa hemen zeka geriliği şeklinde yorumlamayın. Bu durum ‘Disleksi’ ya da diğer tanımıyla özel öğrenme bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir” diyorlar. Dislektik çocukların büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/disleksi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1884" title="disleksi" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/disleksi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Özel öğrenim bozukluğu olarak isimlendirilen “Disleksi” hastalığı, öğretmenler ve  öğrenci velileri tarafından zeka geriliği ile karıştırılmakta.</p>
<p>Türkiye’de yalnızca ilkokul çağında, yaklaşık 1 milyon Dislektik çocuk bulunuyor. Uzmanlar, “Çocuğunuz okumayı yazmayı-öğrenemiyorsa, sağıyla solunu ayırt edemiyorsa hemen zeka geriliği şeklinde yorumlamayın. Bu durum ‘Disleksi’ ya da diğer tanımıyla özel öğrenme bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir” diyorlar.</p>
<p>Dislektik çocukların büyük çoğunluğu normal veya normalin üzerindeki düzeyde zekaya sahip. Disleksi’nin nedeni henüz tam olarak bilinmemekte. Fakat beyne ait duygusal veya davranışsal bozukluktan kaynaklanan akademik becerilerde gerilik olarak tanımlanıyor. Hastalık erkek çocuklarda, kızlara oranla 4 kat daha fazla görülüyor. Türkiye’de ise bu tür çocuklar genellikle hiperaktif (dikkat dağınıklığı olan) çocuklarla karıştırılıyor.</p>
<p>Çoğunlukla normal ya da üstün zekalı çocukların “geri zekalı” damgasını yemesine neden olan Disleksi, genellikle okul çağında fark edilebiliyor. Türkiye’de yeni yeni tanınan bu hastalığın, öğretmenler ve veliler tarafından yeterince bilinmemesi hastalığın tedavisini daha da güçleştiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/cocuklarda-disleksi-hastaligi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun kanaması halinde yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/burun-kanamasi-halinde-yapilmasi-gerekenler</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/burun-kanamasi-halinde-yapilmasi-gerekenler#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2011 15:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Burun / Sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması nasıl durdurulur]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[burun kanaması tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1880</guid>
		<description><![CDATA[Burun kanaması doktorların sık rastladığı acil durumlardan birisidir. Burun kanaması şikayeti olan hastaların çok az bir kısmı (yaklaşık %10) bu şikayetleri nedeniyle hekime başvurmakta ve bunların da çok az bir kısmı bu sorun nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır. Can sıkıcı bir duruma neden olan burun kanamalarının hastaları korkutmak dışında çok azı yaşamı tehdit edici boyuttadır. Memorial Hastanesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/burun-kanamasi1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1881" title="burun-kanamasi" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/burun-kanamasi1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Burun kanaması doktorların sık rastladığı acil durumlardan birisidir. Burun kanaması şikayeti olan hastaların çok az bir kısmı (yaklaşık %10) bu şikayetleri nedeniyle hekime başvurmakta ve bunların da çok az bir kısmı bu sorun nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır. Can sıkıcı bir duruma neden olan burun kanamalarının hastaları korkutmak dışında çok azı yaşamı tehdit edici boyuttadır.</p>
<p><strong>Memorial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Doç.Dr.Burak ERDAMAR, burun kanamaları ve kanamaların durdurulması hakkında bu bilgileri verdi;</strong></p>
<p><strong>1)</strong> Ön burun kanamaları: Burun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran ya da oturan kişide burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.<br />
<strong>2)</strong> Arka kanamalar: Kanama burun deliklerinden olsa bile çoğunlukla genize doğrudur. Otururken veya ayakta duruken bile kanama boğaza doğru olur. Arka burun kanamalarının tanınması oldukça önemlidir. Bu kanama tipinde olan hastaların uzman Kulak Burun Boğaz hekimi tarafından takibi gerektirmektedir. Arka kanamalar daha çoğunlukla yaşlı kişilerde olur. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (hipertansiyon) olan kişiler ya da trauma geçirmiş insanlardır.</p>
<p>Burun kanamaları çocuk yaş grubunda özellikle ön kanama tipinde olmaktadır. Kuru hava ve kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadırlar. Bundan korunmak için nemlendirici kremi burun orta bölgesine parmak ucu ile sürmek yararlı olacaktır. Bu amaçla vazelin gibi kremler sürülebilir. Genelikle gece yatmadan kullanılması yeterli olacaktır. Nemlendirici önlemlerin alınmasına karşın kanamalar durmuyorsa doktora gidilmesi tavsiye edilir.</p>
<p><strong>Ön Kanamanın Durdurulması</strong><br />
Sizde ya da çocuğunuzda burun kanaması varsa şunları uygulayınız:<br />
<strong>1)</strong> Burnunuzun ucunu başparmak ve diğer iki parmağınız arasına alarak sıkıştırınız.<br />
<strong>2)</strong> Başınız yüksekte tercihan oturur pozisyonda yaklaşık beş dakika bekleyiniz.<br />
<strong>3)</strong> Başınızın kalbinizden yüksek pozisyonda olmasına dikkat ediniz. Bu nedenle oturmanız ya da başınız yukarıda uzanmanız uygun olacaktır.<br />
<strong>4)</strong> Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz. (Bir plastik torba içerisine buz doldurarak)<br />
Kanama Durduktan Sonra Yeniden Kanamayı Önlemek İçin<br />
<strong>1)</strong> Sümkürmemeye dikkat ediniz<br />
<strong>2)</strong> Yerden bir şey kaldırmak ya da buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız<br />
<strong>3)</strong> Başınızı mutlaka göğsünüzden yukarıda tutunuz</p>
<p><strong>Ne Zaman Doktora-Acil Servise Gidelim?</strong><br />
<strong>1)</strong> Yukarıda anlatılanların dikkatlice uygulanmasına rağmen kanamanın durmaması veya tekrarlaması durumunda<br />
<strong>2)</strong> Kanama sonrasında yorgunluk, halsizlik, göğüs ağrısı gibi şikayetler hissediliyorsa<br />
<strong>3)</strong> Kanama burun önünden çok boğaza doğru oluyorsa, en kısa zamanda doktora gidilmesi en uygun davranıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/burun-kanamasi-halinde-yapilmasi-gerekenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzellik için kavun tüketin</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/guzellik-icin-kavun-tuketin</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/guzellik-icin-kavun-tuketin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 15:53:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik / Makyaj / Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Doğal Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik besinleri]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik gıdaları]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik için]]></category>
		<category><![CDATA[kavunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kavunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1876</guid>
		<description><![CDATA[Kavun cildin pul pul dökülmesini önler Kavun (bunun diğer bir çeşidi de kantaluptur) kolajen hasarını en aza indirerek kırışıklıklarla savaşmaya yarayan karoten içermektedir. Yoğun bir betakaroten (bu A vitaminine dönüşür) kaynağı olan kavun genellikle kol arkalarında oluşabilecek lekelere engel olur ve aynı zamanda bir diyet tatlısıdır! Kalori bakımından oldukça düşüktür, içindeki yağ oranı sıfırdır ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/kavun.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1877" title="kavun" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/kavun-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Kavun cildin pul pul dökülmesini önler<br />
Kavun (bunun diğer bir çeşidi de kantaluptur) kolajen hasarını en aza indirerek kırışıklıklarla savaşmaya yarayan karoten içermektedir. Yoğun bir betakaroten (bu A vitaminine dönüşür) kaynağı olan kavun genellikle kol arkalarında oluşabilecek lekelere engel olur ve aynı zamanda bir diyet tatlısıdır! Kalori bakımından oldukça düşüktür, içindeki yağ oranı sıfırdır ve tadı mükemmeldir. Orta boy bir kavunun çeyreği 210 kilojoule gelmektedir ve günlük A ve C vitamini ihtiyacınızın %80′ini karşılar.</p>
<p><strong>Güzellik dozajı:</strong> Haftada en az üç kez birkaç dilim kavun yiyin.</p>
<p><strong>Güzellik servis önerileri:</strong> Güne birkaç dilim kavun ve az pişmiş yulaf ezmesiyle başlayın. Tatlı olarak tüketmek isterseniz, küçük meyvelerle süsleyip birkaç dilim yiyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/guzellik-icin-kavun-tuketin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütünün faydaları</title>
		<link>http://www.sagliksitesi.biz/anne-sutunun-faydalari</link>
		<comments>http://www.sagliksitesi.biz/anne-sutunun-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 15:46:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütünün faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütünün özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütünün yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ne zamana kadar emzirmeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksitesi.biz/?p=1872</guid>
		<description><![CDATA[Doktor Zafer Tunataş, bebeklerin 2 yaşına kadar dek emzirilmesini isteyerek, dünyada anne sütüne eş değer bir besin olmadığını açıkladı. Çanakkale’de “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları” projesi çerçevesinde düzenlenen panelde konuşan Dr. Zafer Tunataş, “Anne sütü besleyici, kolay sindirilebilen, enfeksiyonlara karşı vücudu koruyan tabii bir besindir. Bebeği solunum yolları ve mide bağırsak enfeksiyonlarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/anne-s%C3%BCt%C3%BC2.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1873" title="anne-sütü" src="http://www.sagliksitesi.biz/wp-content/uploads/anne-s%C3%BCt%C3%BC2-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Doktor Zafer Tunataş, bebeklerin 2 yaşına kadar dek emzirilmesini isteyerek, dünyada anne sütüne eş değer bir besin olmadığını açıkladı.<br />
Çanakkale’de “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları” projesi çerçevesinde düzenlenen panelde konuşan Dr. Zafer Tunataş, “Anne sütü besleyici, kolay sindirilebilen, enfeksiyonlara karşı vücudu koruyan tabii bir besindir. Bebeği solunum yolları ve mide bağırsak enfeksiyonlarına karşı korur. Anne sütünün aile ekonomisine de katkısı söz konusu” diyerek bilgilendirdi.</p>
<p>İnek ve keçi sütüne göre anne sütünün çok daha faydalı, yararlı olduğunu anlatan Tunataş, anne sütünde A ve C vitaminlerinin ağırlıkta olduğunu, bu vitaminlerinse savunmasız olan bebeği enfeksiyonlara karşı koruduğunu dile getirdi. Anne sütünün rastgele bir sıvı olmadığını hatırlatan Tunataş, “Bugün hiçbir mamanın içinde canlı madde yoktur. Sadece anne sütünde canlı doku vardır. Günümüzde anne sütüne eş değer bir besin halen yapılamadı. Anne doğum yaptıktan sonra hemen bebeğini emzirmeli. 6 aya kadar hiçbir ek besin vermeden bebeğini emzirmesi gereken anne, 2 yaşına kadar da bebeğini emzirmeye devam etmeli” diye konuştu.</p>
<p>Sağlık İl Müdürü İlhan Güney da, Çanakkale’yi bebek dostu il haline getirmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini belirtirken, eczacılardan mama reklamlarıyla ilgili afişleri vitrinlerine asmaması istedi. Güney, bebekler için en önemli besinin anne sütü olduğunu anlattı.</p>
<p>Ana Çocuk Sağlığı Aile Planlaması Şube Müdürü Uzman Dr. Işıl Onat ise kadınların yüzde 99′unun ikiz bebeğe yetecek miktarda anne sütüne sahip olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Anneler bazen sütünün yetersiz olduğunu sanıyor. Bu yanlıştır. Her annenin sütü bebeğine yetecek kadardır. Anneler bebeklerin doğumundan itibaren 2 yaşına kadar çocuklarını emzirmeliler”.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksitesi.biz/anne-sutunun-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
